Fenerbahçe Mahallesi, Fener Kalamış Cad.,Atlas Apt. No:12 Daire:5, 34726 Kızıltoprak-Kadıköy/Kadıköy/İstanbul

Meme Büyütme

1960'da Houston'lu Dr. Cronin, Dow Corning firması ile birlikte çalışarak silikon jelle dolu protezleri geliştirdiler. 1964'de pek çok yerde uygulama alanına girdi. Sıvı silikon enjeksiyonunun dezavantajları bunlarda yoktu ve kullanımı hızla yayıldı. Bir anda Plastik Cerrahinin en çok yapılan ameliyatı haline geldi. 2000 yılına kadar yaklaşık 2.5 milyon Amerikan kadınına protez uygulandığı bildirilmiştir. Ancak, diğerleri gibi vücudun bir organı olan memelerin de hastalıkları vardır. Protezli memeleri olan kadınlar da aynı hastalıklara muzdarip olabilirlerdi.

İnsanın doğasında olduğu şekilde, başlarına bir şey geldiğinde bir suçlu arar. Burada ilk akla gelen yabancı madde olan silikon protezler olmuştur. Böylece yıllar içerisinde protezlerinden dolayı endişeli bir kadınlar topluluğu oluşmuştur. Bunların bir kısmı, kapsül oluşumu, protezin ele gelmesi gibiler, gerçekten protezle ilgili komplikasyonlardı. Ancak, yorgunluk, başağrıları, eklem ağrıları ve döküntü gibiler silikon sızıntısına yorumlanmıştı. Hatta silikonun karsinojen olduğu ileri sürülmüştü. 1992'de FDA kuruluşu, bu hastalıklarla silikon arasında bağlantı olmadığına dair yeterince delil olmadığını ileri sürerek kozmetik amaçla kullanımını yasaklamıştır. Ardından Houston'da bir mahkemede jüri, Dow Corning firmasına mağdur olduğu düşünülen 400.000 kadının tedavisinde kullanmak üzere 4.5 milyar dolar para cezası vermiştir. Böylece Amerikan firmaları silikon jelli protez üretimini durdurdular. İlgili kuruluşların kontrolü ve takibinde olma şartı ile serum fizyolojik (tuzlu su) ile dolu olan protezler kullanılmaya devam etti. Takip eden yıllarda çeşitli üniversitelerden çok sayıda çalışma sonucunda silikon protezlerin bu hastalıklarla bir bağlantısı olmadığı bildirildi. Ancak, bu işten büyük paralar kazanan avukatlar geri adım atma niyetinde değildiler. Bu çalışmaların gerçeği yansıtmadığını iddia ettiler. Sonunda 2000 yılında FDA, tüm bu verilere dayanarak, meme protezlerinin zararlı olmadıklarını kabul ederek kullanımını onaylamıştır. Ancak hastaya riskler hakkında gerekli bilgilerin verilmesi şartını getirmiştir. Sonuç olarak, bu ameliyatlar, tüm dünyada burun ameliyatlarından sonra en fazla uygulanan estetik amaçlı girişimlerdir ve bugüne kadar protezlerle meme kanseri veya immun hastalıklar arasında bir ilişki olduğunu gösteren hiç bir veri bulunamamıştır. Ayrıca, zaten medikal silikon çeşitli ilaçlarda, kozmetiklerde ve yemek sanayinde kullanılmaktadır. Meme büyütme(augmentasyon), meme dokusu arkasına bir implant (protez) yerleştirmek suretiyle memeyi daha büyük hale getirme işlemidir. İşlem sonrası memenin çapı ve projeksiyonu ve sıkılığı artar. Burada farklılıklar, protezin boyutu-tipi, giriş yeri ve protezin kasa göre konumu ile ilgilidir. Hepsinin kendine göre avantaj ve dezavantajları vardır. Kapsül oluşumu, meme protez uygulamalarındaki en önemli sorundur. Kapsül, bir yabancı maddeye karşı vücudun yaptığı nedbe dokusudur. Tüm yabancı maddelere karşı olduğu gibi protezlere karşı da oluşur. Ancak çoğu kez yumuşak kalır ve hissedilmez. Bazen, çeşitli nedenlerden dolayı kapsül kontrakte olur ve top gibi bir şekil alır. Bu hali ile genelde ağrılıdır ve yer değiştirmiştir. Kapsülü kesin önlemek diye bir şey olmasa da en azında oluşma olasılığını azaltan iki yaklaşım vardır. Birincisi, protezin kas altına yerleştirilmesidir. Bu şekilde kas hareket ettikçe masaj yaptığı ve bunun kapsül oluşumunu azalttığı düşünülmüştür. Kas altına konduğunda meme dokusu manuel ve radyolojik olarak daha kolay değerlendirilir. Pektoral kasları gelişkin olanlarda sakıncalıdır. İkincisi, pürüzlü yüzeyli protezlerin kullanılmasıdır. Bu pürüzlerin paralel konsantrik lifler oluşmasını önlediği düşünülmüştür. Son zamanlarda düz ve pürüzlü yüzeyliler arasında sonuç olarak fark olmadığını ileri sürenler de olmuştur.

Protez yerleşim yeri

Meme protezleri:

İçeriğine göre: Hepsinin dışı silikon bir kılıfla kaplıdır. Farklı olan içeriğidir. Silikon jelle dolu olanlar doku ile aynı kıvam ve sıkılıktadır. Özellikle dokunmakla çok daha doğal hissi verir. Silikon jelin mikro düzeyde sızma olasılığı düşünülerek serum fizyolojikli implantlar da yapılmıştır. Bunların daha kalın zarları vardır ve o nedenle daha sert olarak hissedilirler. Daha küçük insizyonlardan yerleştirilebilirler. Daha kalın zarlı ve pürüzlü yüzeyli olması dalgalı yüzey hissine yol açar. Zamanla serum içeriğini kaçırarak sönebilme oranları yüksektir. Bu durumda ikincil ameliyatlar gerekebilir. İçerik olarak soya yağı gibi farklı materyaller de kullanılmıştır. Ancak bunlar üretimden kalkmıştır. Henüz deneme aşamasında olan bu tür protezlerin tercih edilmesi son derece sakıncalıdır. Anatomik bir implant önden bakıldığında hafif ovaldir. Yandan bakıldığında daha çok alt taraftan projeksiyonu vardır. İçeriği daha çok alt taraftadır. Bu hali ile normal meme yapısını daha uygun gibi düşünülebilir. Anatomik implantlarda bir zorluk ta tam oryante etmekteki güçlüktür. Hafif bir rotasyon dahi asimetriye yol açabilir. Ayrıca meme üst polü doluluğu kadınlar tarafından istenen bir özelliktir ve anatomik protezler bunu sağlayamaz.

Hangi İnsizyon.

Sonuçların iyi olduğu geniş kabul gören üç kesi tipi yeri vardır.Bu tekniklerin seçiminde hasta için önemli olan izin ne kadar kolay gizlenebildiğidir. İzin nasıl olacağı kişiye ve vücudun bölgesine göre değişir. 1- Periareolar: Meme areolası ile normal derisi arasındaki sınır çemberinin alt yarısındadır. 2- Meme altı: Meme dokusu ile alt tarafta gövdenin birleştiği yerdedir. 3- Koltuk altı: Koltuk altı çukurundadır. Bir dördüncü yer ise göbek deliğidir ancak nadir kullanılır. TUBA (transumblical breast augmentation) adıyla bilinir ancak güvenilir bir yöntem değildir. Mamaskop denilen endoskopik cihazın yardımıyla yapanlar vardır. Ancak bu yolla protez yerleştirimine ve meme dokusunda uygun poşun açılmasına cerrahın tam hakim olduğunu söylemek zordur. Beraberinde pek çok sorun getirdiği için rutin kullanıma girmiş bir teknik değildir. Cerrahın protez yerleştirme işlemi için en rahat ettiği giriş meme altı, en zoru da koltuk altı olandır. Koltuk altı girişimde bir endoskop kullanımı şarttır. Her ne kadar bazıları bunu gereksiz görürse de bu şekilde körlemesine yapıldığında her türlü komplikasyon olasılığı artar. En azından kontrol edilmeyen küçük kanamalardan gelişen hematomlar ileride kapsüler kontraktüre yol açabilirler. Koltuk altı girişimi ile meme üzerinde hiçbir iz yoktur. Bu izsiz girişim gibi sunulmuştur. Ancak, koltuk altı pigmente bir alan olduğundan yine de belirgin sayılabilecek bir iz kalmaktadır. Bu durumda kişi kolsuz giysi veya mayo giydiğinde ve kollarını kaldırdığında iz karşı taraftan görülebilmektedir. Meme altı girişim, genç kızlarda sakıncalıdır. Derinin üzerindeki iz belirgindir ve memeler sıkı ve projekte olduğundan tamamen görünür pozisyondadır. Tüm bunlar değerlendirildiğinde iz açısında belki de en iyi seçim periareolar olandır. Meme areolasının renkli kısmı ile meme derisi arası bileşke kesin bir hat değil geçişli bir zon halindedir. O nedenle, bu bölgede yapılacak kesinin izi zamanla bu zonda kendini kaybettirecektir. Bu girişimin tek dezavantajı, küçük areola çapı olanlarda giriş yeri de küçük olacağından özellikle jelli protezleri yerleştirmedeki zorluktur.

Meme Büyüklüğü Ölçümü

Meme büyüklüğü genelde sütyen ölçümü ile değerlendirilir. Sütyende kullanılan rakam göğüs çevresini verir. Harfler ise (A,B,C,D) meme büyüklüğünü gösterir. Ancak, sütyen ölçüleri bazen markadan markaya farklılıklar göstermektedir. Ameliyat öncesi hastanın kaç beden meme istediğini belirtmesi çok gerçekçi değildir. Belki bunu değerlendirmede en iyi yol hastanın olmasını istediği yeni boyutuna göre düşündüğü sütyeni ile cerraha gelmesidir. Böylece cerrahın hastanın beklentisi hakkında bilgisi olabilir. Meme büyültme ile birlikte dikleştirme. Hafif sarkık meme olgularında sadece implant yerleştirilmesi meme ucunu daha yukarı getirerek ve cilt gerginliğini artırarak dikleştirme yapabilir. Ancak, sarkma fazla ise sadece protez konması, meme dokusunun protez üzerinde daha fazla sarkmasına yol açar. Tek başına dikleştirme ameliyatı meme ucunu uygun pozisyonu getirip memeyi toplayabilir. Ancak, bu yöntem tek başına meme üst yarısındaki doluluğu sağlayamaz. Bu durumlarda meme implantı ile birlikte dikleştirme işlemi daha iyi sonuç verir. Tuberöz meme Bunlarda memenin gövde duvarına tutunan tabanı, memenin daha ön bölgelerine göre daha dar ve sıkıdır. Meme dokusu ve areola tubuler olarak ileri fırlamıştır. Düzeltmek için protez için poş oluşturduktan sonra meme tabanının alt kısmı radial kesilerek serbestleştirilir.

Komplikasyonlar:

Ehil ellerde bu tip sorunlar son derece nadirdir. İki kategoride değerlendirilebilir:

Erken (İlk iki haftada olanlar): Daha çok cerrahi işleme bağlı gelişenlerdir. Yanma, kaşıntı, sıkılık hissi gibi şikayetler geçicidir ve bunlar komplikasyon değildir. *Kanama: Fazla kanama ve bunun pıhtılaşması ile hematom. Bu durumda bir meme diğerinden daha büyüktür ve daha ağrılıdır. Aşırı olduğunda hasta tekrar ameliyata alınarak protez çıkarılır, kanama kontrol altına alınır ve tekrar yerine yerleştirilir.
*Enfeksiyon: Çok nadirdir. Birkaç gün, hafta ve hatta ay sonra kendini kızarıklık, ağrı ve ileri dönemlerde akıntı ile gösterir. Protezin ve tüm yabancı madde, hematom vs.nin çıkarılması ve uygun antibiyotik tedavisini gerektirir. Yeniden protez yerleştirme için en azından 6 ay beklemek gerekir.
Geç (İkinci haftadan sonra olanlar): Kapsüler kontraktür: Tüm yabancı maddelerin çevresinde kapsül oluşur. Silikon inert bir madde olduğundan bu reaksiyon az oluşur. Ancak bazı olgularda kapsül kontrakte olur ve protezin deplasmanına, ağrıya ve sıkılığa yol açar. Oluşumu bünyeden bünyeye farketmekle birlikte nedenleri hakkında farklı görüşler vardır. Tedavi seçenekleri:

  • Kapalı kapsulotomi: Meme sıkılarak kapsül patlatılır
  • Açık kapsulotomi: Anestezi altında meme poşu açılarak kapsül çizilir
  • Kapsulektomi: Anestezi altında kapsül tamamen çıkarılır ve sıklıkla poşun yeri değiştirilir.
  • Duyuda azalma: Genelde geçicidir ve protez büyüdükçe olasılık daha fazladır. Birkaç ayda düzelir.

 
29.08.2005 (BGBI. I S 2570) tarihli yasayla kapsamı genişletilen Tedavi İlaçları Reklam Kanunu'na göre hastaların tedavi/operasyon öncesi ve sonrasına ait görüntülerine reklam amaçlı sergilemek yasaklanmıştır.Bu nedenle web sitemizde Operasyon Öncesi/Sonrası fotoğraflarımız yer almamaktadır