Fenerbahçe Mahallesi, Fener Kalamış Cad.,Atlas Apt. No:12 Daire:5, 34726 Kızıltoprak-Kadıköy/Kadıköy/İstanbul

Meme Estetiği

Memenin erotik doğası evrimsel geçmişine dayalıdır. İlkel canlılarda dişilerin salgıladığı ifrazatların kokuları erkek cinslerini cezbetmiştir. Koku duyusu bu canlıların çevreyle iletişimlerinde en önemli işlevleri olmuştur. Ancak evrimsel daha gelişmiş canlılarda bu iletişim daha çok görsel olarak sağlanır. Aynı durum cinselliklerinde de geçerlidir. Örneğin şempanze gibi primatlarda seksüel uyarılma anında dişilik organları daha belirgin ve parlak renkli hale gelmektedir. Aynı şey insan evriminde de geçerli olmuştur. İnsan evrimi sırasında dört ayak özerinde dururken iki ayak üzerinde durur vaziyete gelmiş ve elini daha aktif kullanmaya başlamış, başparmağı oppozisyon yaparak çevreyi daha iyi kontrol edebilir hale gelmiştir. İki ayak üzerinde durmak seksüel davranışları da değiştirmiştir. Vizyon hâlâ seksüel uyarıda en önemli duyu olmakla birlikte bu duruş cinsel organları görüş alanından uzaklaştırmıştır. Antropologlara göre, erkekler dişilik organı olarak görünür olan memeyi algılamaya başlamışlar ve karşıt cinsin virilizmini memelerinden anlamaya başlamıştır. Diğer memeli canlılarda memeler ilk hamilelikleri ile ortaya çıkarken, insanlarda ergenlikle birlikte belirgin olmaya başlamaları, insanda memelerin aynı zamanda cinsel bir organ olduğunu gösteren en önemli delildir. Meme, sanat tarihinin de en önemli erotik sembolü olmuştur. Fertilite ve seksüel uyarının portresi kabul edilmiştir. Dünya sanat tarihi, memeleri ekspoze kadınların portre ve heykelleri ile doludur.

Toplum, memenin erotik doğasını 20 yüzyılın ikinci yarısında öne çıkarmıştır. Bu dönemde moda tasarımcıları vücudun daha önce elbise ile örtülen kısımlarını daha fazla ortaya çıkarmaya başlamışlardır. Bu, bir taraftan da başka sorunları ortaya çıkarmıştır. Örneğin, daha önce elbisenin örttüğü kıllar sorun olmaya başlamıştır. Erkekler için normal olan kıllar kadınlar için bir utanç gibi görülmüştür. Kadınlar bebek gibi bir cilde sahip olmak için jiletler, depilatörler ve elektroliz yöntemleri kullanmaya başlamışlardır. Kıllar sorunun sadece bir parçasıydı. Toplum artık daha fazla mükemmellik arıyordu. Bu amaçla, küçük lekeleri gizleyecek, burun, göz ve dudakları daha çekici kılacak kozmetikler ortaya çıktı. Göz önüne çıkan her fazladan vücut alanı, mükemmeli arayanların dikkatini çekecek fazladan kıl, leke, çukur gibi problemleri ortaya çıkarıyordu. Artık vücutlarını elbise ile daha az gizleyebildiklerinden, sağlıklarından çok görüntüleri nedeniyle kilolarını takıntı haline getirdiler. Böylece, kalın bacaklar, ince dudaklar, yağlı karınlar, geniş kalçalar ve selülit birer toplumsal sorun haline geldi. Sonunda çok büyük bir kozmetik endüstrisi ortaya çıktı. Tüm vücut kısımlarına karşın, meme Amerikan toplumunun, erotizmin ve güzelliğin ikonu haline geldi. Seksüel devrim, ilk titreşimlerinin Amerika'da 1949'da hissedildiği kültürel bir depremdi. Bunun mimarı, sonradan Marilyn Monroe adıyla ünlenen, fotoğrafçı Tom Kelley'e çıplak pozlar veren Norma Jean Baker idi. Kısa zamanda bu resimleri içeren takvimler hemen tüm benzin istasyonları, kafeler, berber dükkanları ve genç erkeklerin odalarını süsledi. Bu resimlerin basım hakkını alan Hugh Hefner 1953'de "playboy" dergisini çıkardı. İlk sayı 53000 sattı. Abone sayısı 1 yıl sonra 100000, 3 yıl sonra 600000'e ulaştı. Hefner'in favori modeli balon gibi memeleri ile Barbie Benton'du. O dönemde küçük memeli modellere bu tür dergilerde hemen hiç rastlanmazdı. Daha sarışın ve daha iri memeler modellerin çekiciliğini artırıyordu. Jane Mansfield, Dolly Parton gibiler buna örnektir. Playboy'un ardından pek çok soft-core magazin de markete çıktı. Ardından, iri memeler güzel ve seksidir imajı Amerikan kültürüne yerleşti. 1964 yılında San Fransisco'da bir gece klübünde danscı olan Carol Doda yeni bir aktivasyonla kazancını ve klübün müşteri sayısını ikiye katladı. Dansı sırasında sütyenini çıkarmaya başladı. Böylece, bu endüstriye "topless" kelimesini kazandırdı. Doda'yı bu kadar popüler yapan aynı zamanda patlayacakmış gibi duran memeleriydi. Doda bunu periyodik olarak memelerine silikon enjeksiyonuyla sağlıyordu. Bu işlem memelerinde yumrular oluşmasını sebep oluyordu, ancak gezegendeki en sıkı memelere sahipti. "Topless" gece klüpleri hızla tüm ülkede arttı. Bu durum muhafazakârları da ayağa kaldırdı. Bazı eyaletlerde mahkeme kararları ile kısıtlamalar geldiyse de bu dalgayı engelleyemediler. Sonunda bununla başedilemeyeceği anlaşıldı ve ülke kadınları kendi durumlarını sorgulamaya başladılar. Artık onlar da mecburen yarışın içindeydiler ve kendi memelerin büyüklükleri, sıkılıkları ve şekilleri ile ilgilenmeye başladılar. Kadın magazin dergileri de artık meme güzelliği ile ilgili makaleler yayınlamaya başladılar. Daha sıkı memeler için pek çok egzersiz programları, kozmetikler ve kremlerle ilgili yazılar çıkmaya başladı. Arada çıkan, feminist grupların memenin sadece çocuk emzirme organı olduğu anlatma çabaları, büyük meme çılgınlığını engelleyemedi. Ülkedeki kapitalist sistem her alanda alabildiğine rekâbet ortamı yarattığından ve sadece mükemmel olanlar bir üst basamağa çıkabildiğinden, kadın olsun erkek olsun güzellik, gençlik ve dirilik herkes için vazgeçilemeyecek parametrelerdi. Büyük memeler fiziksel güzelliğin bir parametresi olduğundan kadınlar daha büyük memeler için cerrahlara başvurmaya başladılar. Hatta meme kanseri nedeniyle mastektomi olan hastalar yarıştan kopmamak için meme onarımı yaptırmaya başladılar.

İnsanlar güzel olmak isterler. Çoğunluğu olabildikleri kadar güzel görünmek isterler. Fiziksel görünümümüzün çoğu kalıtımsaldır ve kendi kontrolümüz dışındadır. Bazı parametreler kontrol edilebilir. Sağlıklı beslenme ve egzersiz bunların en iyi bilinenidir. İnsanlar görünüşlerini daha hoş hale getirmek için güzel elbiseler giyerler, saçlarını şekil verirler ve makyaj yaparlar. Bazıları bunu kendileri, bazıları çevredekiler, bazıları da her ikisi için yaparlar. Gençlik ve güzellik, istenen ve çekici olan değerlerdir. Her ne kadar bazıları bunun böyle olmadığını söyler ve inkâr ederlerse de, bu özellikle çağımızın gerçeğidir. Güzellik anlayışının her çağda ve her toplumda farklılıkları olmuştur. Örneğin, 17. yüzyılda Rubens tablolarındaki etine dolgun kadınların figürlerindeki güzellik anlayışı ile 1960'lı yılların sıska kadın güzellik anlayışı bir tezattır. Çalışmalar kadın olsun, erkek olsun çekici insanların her alanda daha başarılı olduklarını, daha iyi işlerde çalıştıklarını, daha iyi satış elemanı olduklarını ve daha çok para kazandıklarını göstermiştir. Toplumda güzellik ve estetiğe ilişkin böyle bir talep olması, esasında bir onarım cerrahisi olan Plastik Cerrahi'yi popüler hale getirmiştir. Plastik, şekil verilebilir anlamındadır. Hastanın Plastik Cerrahi ile ilişkisi, vücudunun bir taraflarından mutsuz olmakla başlar. Önce, başkalarının aynı tarafları ile kendininkini karşılaştırarak analiz yapar. Ardından konu ile ilgili magazin dergilerini okur, televizyon ve diğer iletişim araçlarından takip eder ve konuyu arkadaşları ile ve gittiği kuaför, güzellik salonu personeli ile paylaşır. Tüm bunların yönlendirmesi ile de bir Plastik Cerrah'dan randevu alır. Plastik Cerrah'ın Türk Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneğine kayıtlı olmasında yarar vardır. Vücudun bir bölümünün görüntüsünün değiştirilmesi, kişide kalıcı ve genel bir etki yapar. Benlik imajı ve kendine güvenin artması kişinin fiziksel şeklindeki gelişme ile birlikte olur. Plastik Cerrahi işlemleri ile kişi her yönüyle daha mutludur. Yeni görünümlerinden, hissettiklerinden, giydiklerinin daha çok yakışmasından, başkalarının haklarında söylediklerinden ve başkalarının kendindeki değişikliği fark etmelerinden dolayı mutludur. Plastik Cerrahi bir nevi psikocerrahidir. Kişinin fiziksel görünümü ile ruhsal dünyası arasındaki boşluk plastik cerrahi tarafından doldurulmuştur. Meme cerrahının memeye sanatsal yaklaşımı bir heykeltraşınki gibidir. Ancak arada farklar vardır. Heykeltraşın çalışma materyali kildir ve istediği gibi şekil verebilir. Oysa, cerrahın materyali dokulardır. Dokulara yapılan her işlem bir travmadır ve dokular travmaya "enflamasyon" ve yara iyileşmesi ile cevap verir. Dolayısiyle bu bir süreçtir ve beraberinde ödem, kızarıklık gibi sorunları da getirir. O nedenle cerrahın işi sanatsal açıdan da olsa son derece zordur. Burada bir diğer önemli konu da hastanın beklentileridir. Ameliyat öncesi hekim-hasta diyaloğu çoğu anlaşmazlıkları önler. Meme estetiği iki duyuya hitâp eder. Görme (vizüel) ve dokunma (taktil). Memenin iyi görünmesi estetik açıdan yeterli değildir. Kıvamı, ısısı, yüzey düzeni,mobilitesi ve özellikle meme ucu-areola bölgesinde dokunmayı hissetmesi de önemlidir.

Memenin Şekli Meme gelişimi genelde kız çocuklarının boy uzamalarının sonlandığı 13-16 yaş arasında tamamlanır. Bu dönemde memeler, yuvarlak, yarı küre şeklinde, üst yarısı hafif, alt yarısı tam konveks, meme ucu ileri projekte şekildedir. Yaşın ilerlemesi ve gebelik, doğum gibi süreçlerle meme dokusu giderek sarkar ve önce meme dokusu, sonra da meme ucu meme altı çizgisinin altına iner.

Meme Envolusyonu

Normal bir meme ortalama 300-500 gram kadardır. Normal meme göğüs duvarına göre 45 derece dışa açılıdır. Sol meme genelde biraz daha büyük ve sarkık durumdadır. Normal meme görünümü Meme envolüsyonu Meme ucu normalde memenin kendine göre içe ve yukarı 10-15 derece açılı olarak yer alır. Boyun altındaki çentikten yaklaşık mesafesi 19-21 cm. kadardır. Meme altı çizgisine mesafe 7-8 cm.dir. Areola çapı 4 cm. kadardır. Normal meme ucu ve areola Meme ucu yerleşimi Meme Akımları Normalde çevre bölgelerden meme ucuna doğru olan vücut hatlarında tatlı bir akıcılık vardır. Meme estetiğinin sanatsal ifadesi de budur. Yaşla meydana gelen değişimlerden çok travma veya cerrahiye bağlı izler ve deformiteler bu akımları bozabilir. O nedenle meme cerrahisinde yapılacak kesilerin bu akımları bozmayacak şekilde planlanması gerekir. Meme Klivajı Dekolte giysilerle memelerin dolgun ve ortasında bir oluğun görünmesi kadın erotik görünümünün önemli bir parçasıdır. Aslında bunu sağlayan memeleri ortaya ve yukarı iten giysiler ve sütyenlerdir. Çıplakken bu görüntü hemen hemen hiç bir kadında yoktur. Buna rağmen estetik meme cerrahisi için başvuran kadınların ana isteklerinden biri de budur. Bu görünüm kısmen de olsa ancak protez yerleştirilmesi ile mümkün olabilir. Simetri Gerçek simetri doğanın kendisinde bile yoktur. Vücudun hiç bir parçası karşı tarafındaki ile tam simetrik değildir. Ameliyat sonrası da tam simetri sağlamak mümkün değildir. Bunun simetri takıntısı olan hastalarla ameliyat öncesi ayrıntılı konuşulması gerekir.